01 Haziran 2009 Pazartesi

Sorry
Çok ama çoook uzun zaman olduğu farkındayım. Bu haftasonu resimlerini çekip göstericem mutlaka ama önce şöyle bir kısaca özetliyeyim.
  • Pembeler tohumdan o malum evreleri geçtikten sonra fide haline getirildi. (Tabii ki dualar eşliğinde)
  • Üşenilip fide torbası alınamadığı için, kızımın okul projesinde kullanması gereken kırmızı plastik bardaklara aktarıldı. (Tabii ki kavga kıyamet kopmadı desem yalan olur, ne kıymetli bardaklarmış :) )
  • Sonra bütün bu gayret kuvvet, duaların sonunda, biraz gecikmelide olsa, 60 adet (bu evreye gelene kadar sadece 1 fire ve 10 fide dağıtımı sonunda) sağlıklı pembe fidelerim toprakla buluştu.
  • Gübrelendi, çapalandı.

Şimdi ise sadece hafta sonraları gidebildiğim ve neredeyse hiçbirşey düşünmeden vakit geçirebildiğim tek yer olan bahçemde, huzur içinde, o meşhur arı/arıları bekliyorlar....

10 Mart 2009 Salı

İlk Parti Toprakta
Artık hayırlısı mı desek, lokma mı döktürsek, yoksa kurşun mu bilmiyorum.
Yaklaşık 2 yada 3 hafta önce elime geçen tohumlarımı dün ıslattım. Bu sabahta practikerden aldığım viyolleri torflu toprak ile doldurup tohumları ektim. Üzerlerini kapakları ile kapatıp, ışık olan ama evin ılıman bir yerine yerleştirdim (öyle gizemli bir yer değil. Salon penceresinin önü alt tarafı). Bunlardan ilk filizleri görür görmezde, ikinci ekimi gerçekleştiricem. Mümkün olsa bir an bile gözümün önünden ayırmam ama onlarıda rahat bırakmak lazım bence.
Bu Bir İlk

Bu sene benim için bir ilk. İlk defa tohumdan domates fidesi yetiştirmeye çalışacağım. İlk defa kendi fidemi elde edeceğim. İlk defa fidelerimden elde edeceğim domateslerimden tohum almayı başaracağım. En önemlisi ilk defa bende tohumlarımı paylaşacağım...

26 Eylül 2008 Cuma

ÖZETLİYCEK OLURSAK......

Uzun lafın kısası, 4 pembemde yazın ilk haftasında toprakla buluştu. Onların dışındada Urla'dan almış olduğum 50 adet ayrıca domates fidem de ekildi. Söylemeye gerek yok tabii, toprakla buluştuktan sonra hepsi çoştu, yaprağa boğuldular. Bir süre sonrada ufak ufak pembelerim görüldü. Allahım şerefine neler yapıldı anlatmasam daha iyi. Bir hatıra fotografı çektirmediğim kaldı. Fakat gel gör ki; daha çok küçüklerken, nerdeyse meşe kadarken kızarmaya başladılar. Hemde nasıl kızarmak. Nar gibi oldular. İstesek böyle olmaz. Ama boyları cherry domates kadar kaldı. Hemde 4 fidem de birden.
Tabii bu arada blogada elde edilen hasatların gramajları ve resimleri yagmaya başladı. Benim ruh halim de bununla ters orantılı olarak bozulmaya başladı. Yazlıkta bilgisayarımda oluşan bir problem yüzünden internetede bağlanamadığım için, sık sık blogada ulaşamadım. Ama ne yalan söyliyeyim başkalarının sevincini okudukça hem seviniyor ve umutlanıyor hem de pembelerimin durumuna bir çözüm bulamadığım için kendi kendimi yiyordum.
Sonuç: Bir yığın kıpkırmızı mini minnacık domateslerim oldu. Yüzlerce diyebilirim. Ama itiraf etmeliyim ki; Urla'dan aldığım diğer domates fidelerim, pembelere inat nerdeyse ufak kavun büyüklüklerine kavuştular sanki bana gösteriş yapar gibi..:)))

10 Haziran 2008 Salı

Sonunda Topraktalar

Sonunda bu haftasonu 4 tane fideden 2'si toprağa kavuştular. Yalnız Pembeler biraz sarsıldılar sanki yol boyunca. Biri kucağımda diğeri ayaklarımın arasında.. Tabii yol boyunca dışarıdan bakanlarda oldu. Ben sanki kızımı kucaklamışım gibi, sürekli yavaş gitmesi için eşimi uyararak sonunda yazlığımıza vardık. Arabadaki herkez için uzun bir yol oldu. Tabii evde 2 fide daha olduğunu hatırlatınca bir dahaki sefer sırasında annem ve zeyno otobüsle gelmeye karar verdiler:))

Sonuç: 2 fide sonunda topraktalar. Hem şaşırtma hemde araba biraz sarstı gibi. Hatta 2 tane çiçeği toprağa geçtikten sonra kurudu bile. Çok üzüldüm. Diğer iki fideyi saksıda büyütmeyi düşünüyorum. Topraktan mahrum etmek istemiyorum ama başlarına birşey gelir korkusuyla bari riski yarıya indireyim diyorum, siz ne dersiniz?

03 Haziran 2008 Salı

ZAFER BİZİMDİR 03.05.2008

Gösteriş yapmak gibi olmasın ama daha güzel bir çiçek görmüş müydünüz?







Bir domates fidesinin ancak bu kadar gözünün içine bakılır. Anladığım kadarıyla da artık ayıp olmasın diye açtı :))

Dört fidemin 2 tanesinde çiçekler var. Diğer ikiside tembel tembel etrafı seyrediyor. Darısı diğer bütün pembelerin başına.






02 Haziran 2008 Pazartesi

EV YAPIMI GÜBRELER

Aslında uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir konu bu. Eşim öğrenciliği süresince yurtdışında yaşamış. Almanya’da. Ve anladığım kadarıyla bizim Urla tarzında bir yerdeymiş evi. Dolayısıyla, etrafta toprakla ve bahçeyle uğraşan bir sürü komşuları da olmuş. Burada gözlemlediği bu olayı bana anlattı. İnanın yurtdışında küçücük bahçesi ve yeri olan herkes bu ev gübresi olayını yapıyor. Birde onlar bizden daha meraklılar geri dönüşüm olayına o bir gerçek.

Şimdi çok uzatmadan elimden geldiğince anlatmaya çalışayım:

Yazlığımızın bahçesinde kullanmadığım bir köşe vardı. Burayı üç dört karış boyunda tahta ile çevirdim Ve evimizde atılacak olan çiğ sebze kabuklarını ve meyve artıklarını, yumurta kabuklarını, yani özellikle PİŞMEMİŞ , ÇİĞ olan aklıma gelen herşeyi orada biriktirdim. Hatta armut ağacımızın dökülen yapraklarını da oraya attım (Karpuz, kavun kabukları da dahil). Zamanla havanında etkiyisiyle tabii herşey çürüyüp küçüldü. Yani öyle aman aman bir yer tutmuyor. Göz kararı belli bir kalınlık elde ettikten sonra çok ince bir toprak katmanı ile örtüp onun üzerine biriktirme işlemine devam ettim. Belkide bu kokuyu engellemiş oldu. Çünkü ilginçtir rahatsızlık veren bir koku duymadım.

Yaz sonu evimizden ayrılırken, üzerini kalınca yaprak ve toprak ile kapatıp döndük. Ertesi sene döndüğümde o kümbetin –doğal olarak- biraz çöktüğünü gördüm. . Ve ekiceğim alanı temizleyip düzenledikten sonra, fidelerimi ekmeden önce toprağa bu organik gübremi karıştırdım. Hem evdeki atılacak olan çiğ sebze ve meyveler değerlendi hemde tartışmasız besin konusunda çok zengin bir toprak elde etmiş oldum. Tabii ki bunun üzerine gerekiyorsa organik gübre de kullanabilirsiniz.

Not:
* Aralara koyduğum toprak konusunu abartmadım. Çok ince koydum. Çünkü zaten sonunda yine toprakla karışacaktı.
* Eğer bahçenizde yer yoksa, orta büyüklükte demir çöp bidonları da aynı görevi görüyor. Hatta daha derli toplu birikiyor
.
* Aynı zamanda da ekonomik:))